Hoşgeldiniz  

SAĞDUYU DEĞİL; BAĞ DUYGUSU!

Suat Güneş | 10 Temmuz 2019 | Köşe Yazıları


Suat Güneş
gunestenotesi@hotmail.com

İşte geçtiğimiz şu hassas seçim zamanları ve bu muamma dolu günlerde yukarıda yazılı olan başlığa o kadar ihtiyacımız olacak ki…
Hep derler: “aman sağduyulu olalım.”
Duygu dedikleri bir nesne değil, bir obje değil, bir tanım değildir ki tarifi olsun.

“Bazı duygular vardır ki tarifi zordur.“ der geçeriz. Bunlardan bazıları ana sevgisi, yâre duyulan sevgi, evlat sevgisi… Lakin bu sevgileri gönülden tatmak için olmazsa olmazlardan biri vardır ki yani biz ona “vatan sevgisi” diyoruz.

Düşünüyorum da; bizim ülkemizde vatan sevgisi ne derecede yaşanıyor ve yaşatılıyor? diye. Aslında vatanımızı sadece belirli kesim daha çok seviyor, belirli kesim daha çok tutuyor diye düşünenler varsa ve böyle gibi görünse de bu yanlış olsa gerek. Çünkü vatan sevgisinin dini, dili, ırkı ve karakteri olmaması gerekir. Ne bir eksiği, ne de bir fazlası…

Önceki yıllar askerlik görevimi yaparken babamdan geçen bir durumu paylaşmak istiyorum sizlerle: Askerliğin zorluklarını askere giden her erkek bilir. Bunca zorluk ve meşakkatin sonunda nihayet yemin törenine çıktık. İşte o zaman öyle bir an olmuştu ki ne yorgunluk, ne ana, ne de yar tınısı değildi tüylerimi ta ki kalbimden titreten. O an şanlı sancağımız geçerken ve rengine kurban olduğum bayrağımızı öpüp yemin ettiğimiz o an! İşte tarifini yapabilecek bir edebiyatçı varsa çıksın lütfen.

Hadi bakalım, “Vatanımı nasıl ve ne kadar seviyorum?” Sorusunun cevabını kuru kuruya: Evet, çok seviyorum! Demeden þu soruları kendinize sorun.

1-)İstiklal Marşı çalarken, içinizde köpük gibi kabaran bir duygu ile ay yıldızlı bayrağa bakıp bütün benliğinizle “Korkma, sönmez bu şafaklarda yüzen al sancak” diyebiliyor musunuz?

2-)Önünüzden bir ip gibi muntazam bir şekilde geçen askeri birliğinizi, damarlarımızdaki kan sirkülâsyonu hızlanarak ve dıygusallaşarak, iftiharla seyrediyor, tarihin akışını değiştirip kahraman ordunuzla gurur duyuyor musunuz?

3-)Hissiyatı tavanda yaşadığınız bu günleri yaratan, bu uğurda canlarını, kanlarıyla feda eden atalarımız nasıl bir özveri içinde davrandığını idrak edebiliyor, tarihinizle ve atalarınızla gurur duyuyor musunuz?

4-)Ülkenizin geleceği için siz de, severek ve isteyerek bazı fedakarlıklar yapabiliyor mu ve yapmaya hazır mısınız?

5-)Dostlarınızla muhabbet içinde geçen bir gecede, “Bayrağım”, “Dağ başını duman almış“, “yıldırımlar yaratan bir ırkın askerleriyiz“, “çıktık açık alınla“, “yaslı gittim, şen geldim“ gibi marşları da büyük bir zevk duyarak söylüyor musunuz?

6-)Milli maçlarda galibiyet sizi sarhoş edip, mağlubiyet bir o kadar kimyanızı bozuyor mu?

7-)Yabancı bir ülkede, daha itibarlı olurum düşüncesiyle kendinizi başka bir ülkenin vatandaşı gibi görmek yerine, bilakis her yerde gururla “Türküm” diyebiliyor musunuz?

8-)Ülkenizde yapılan her güzel eseri zevk duyarak alkışlıyor, her tatsız olayda üzüntü duyabiliyor ve iyisiyle-kötüsüyle, eğirisi-doğrusu, tozuyla, çamuruyla, doğduğunuz ve yaşadığınız toprakları kayıtsız-şartsız seviyor musunuz?

9-)Laz’ı, Kürt’ü, Çerkez’i, Musevi’si, Ermeni’si, kültürlüsü-cahili, köylüsü-şehirlisi, düzgünü-üzgünü, sivili-askeri ile bir bütün olarak bitlikte yaşadığınız insanları seviyor, iyi ve kötü günleri paylaşabiliyor, sonuçta kendi insanımızı sıcak ve sempatik buluyor musunuz?

10-)Düzce’de, Afyon’da, Adana’da, Tunceli’de, Erzincan’da olan depremde siz de sarsılıp içiniz kanıyor, Şarıkamış’ta da donabiliyor musunuz?
Cevap
“Evet” ise

Siz bu ülkenin gerçek sahibisiniz…

Suat GÜNEŞ

103 Kez Görüntülendi.
Etiketler:
Yorumunuz
Konu hakkındaki görüşleriniz nelerdir?

Reklam

EN ÇOK OKUNAN HABERLER

DOLAR 5,7388
EURO 6,3484
BIST 106.606
ALTIN 269,20
© 2018 - Tüm yayın hakları adanaliyik.net'e aittir. İzinsiz veya kaynak gösterilmeksizin kullanılamaz.
Reklamı Gizle
Reklamı Gizle