Bu haftaki köşemizi, kutlu bir davaya hizmet etmiş Kıbrıs’ta ki Türk Halkının bağımsızlığından onurundan ve şerefinden hiç taviz vermemiş, ömrünün sonuna kadar Rumlara asla güvenilmeyeceğini söylemiş, fakat nedense son dönemlerinde sanki Kıbrıs’ın AB ye girmesinin ve Kıbrıs’ın zenginleşmesinin önünde ki en büyük engel gibi gösterilmiş ömrünün son zamanların da yıllarca hiç taviz vermeden sürdürdüğü ve Rum tarafında da yaşlı keçi diye adlandırılan Kıbrıs davasının efsanevi liderinden bahsetmenin üstümüze düşen bir borç olduğu bilinciyle merhum Rauf Denktaş’a ayıracağız.
1924'te Baf'ta doğan Rauf Denktaş, İkinci Dünya Savaşı'ndan sonra gittiği İngiltere'de hukuk eğitimi gördü ve Ada'ya dönüşünde avukatlık yapmaya başladı.1948 yılında dönemin Kıbrıs Valisi tarafından kurulan ve Ada'nın bağımsızlık perspektifini incelemekle görevlendirilen Anayasa Konseyi'nde üye olarak çalıştı. Bir süre savcılık yapan ve Kıbrıslı Türklerin lideri Dr. Fazıl Küçükle yakın ilişki içinde olan Denktaş, 1957'de Kıbrıs Türk Kurumları Federasyonu başkanlığına seçildi.
İngiliz sömürge idaresinin son bulması ve Ada'nın Yunanistan'a bağlanması için savaşan EOKA’ YA karşı oluşturulan Türk Mukavemet Teşkilatı'nın kurucuları arasında yer aldı.1960'ta kurulan Kıbrıs Cumhuriyeti'nin temelini oluşturan Zürih anlaşmasında etkin rol oynadı. 1964'te Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi'nde Kıbrıslı Türkleri temsilen yaptığı konuşma ardından Makarios tarafından Ada'ya dönüşü yasaklandı. Aynı yıl, gizlice Erenköy'e çıkarak, Rumlarla çarpışan Kıbrıslı Türk üniversite öğrencilerine katıldı. 1967'de yeniden gizlice adaya girerken Rumlar tarafından tutuklandı ve Türkiye'ye iade edildi.
1968'de Ada'ya dönerek 'Cemaat Meclisi Başkanı' ve 'Türk Yönetimi Başkan Yardımcısı'' olarak göreve başladı. Haziran 1968'de başlayan toplumlararası görüşmelerde 1974'e kadar Kıbrıslı Türkleri temsil etti.
16 Şubat 1973'te Kıbrıs Cumhurbaşkanı Muavini ve Kıbrıs Türk Yönetimi Başkanı seçildi.
1975'te kurulan Kıbrıs Türk Federe Devleti'nin iki dönem başkanlığını yaptı. 1983'te kurulan Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'nin ilk Cumhurbaşkanı oldu. 1990, 1995 ve 2000 yıllarındaki başkanlık seçimlerini kazandı. 2005 seçimlerinde aday olmadı.
BBC Türkçe Servisi'nden Hüseyin Alkan'a göre, Rumların yıllarca Ada'da çözümü engelleyen kişi olmakla suçladığı Denktaş Kıbrıs sorununda ödün vermez bir çizgi izledi. Her fırsatta "Ada'nın tümünü ele geçirmek istiyorlar" dediği Rumlara güvenilemeyeceğini savundu. Arabuluculuk yapan birçok yabancı diplomatı Rumların dümen suyunda gitmekle suçladı.
İçerden ve dışarıdan birçok siyasetçi Denktaş’ı ileriyi görememek ve geçmişe endeksli bir politika izlemekle suçladı. Onlara göre Denktaş yanlış siyaset izlemişti, Kıbrıs acilen Avrupa’ya entegre edilmeli AB ne derse aynen uygulanmalı ve Annan planına evet denmeliydi. Denktaş izlediği politikalarla iki kesimi birbirine düşman etmişti. Satılık medya ve onların yardakçıları utanmasa Kıbrıs’ta yaşanan savaş, verilen şehitler küvetlerde öldürülen çocuklar da Denktaş’ın suçu diyeceklerdi. Yapılması gereken Annan Planıda denen iki kesimin birleşme planına evet demekti. Medya baskısı işe yaradı halk EVET DEDİ HEMDE “EVET ANNEM EVET DEDİ”. KIBRIS RUM KESİMİ HAYIR DEDİ.
Anlaşılan oydu ki Kıbrıslı Türkler Rumlar tarafından yapılan katliamları ve verilen binlerce şehidi çabuk unutmuştu, Denktaş’ın asla güvenilmez dediği Rumlara güvenmişti ve bazı yazarlara göre EVET ANNEM EVET demek annelerini Rumlara emanet etmekle aynıydı.
Kıbrıs davasının efsanevi lideri Denktaş 13 Ocak 2012 tarihinde vefat etti. Velhasıl Tarih Denktaş’ı haklı çıkardı, izlediği politikanın ne kadar haklı olduğunu ortaya çıkardı. Denktaş’ı haksız görenler ve eleştirenler ise onun cenazesinde en ön sırada yer aldı.
Huzur içinde yat RAUF DENKTAŞ . Saygılarımla……..