Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
Nurullah YILMAZ
Nurullah YILMAZ
FRANSA VİLAYETİNİN KRALI NİCOLAS SARKOZY -1-
13 Ocak 2012, 00:28
 Fransa  ile  tarihten  gelen  bir  dostluğumuz  var,  dostluk ki  ne  dostluk,  aman sormayın.  Fransa’nın  dostluğu  hain  komşu  dostluğuna  benzer,  ekmeğini  yer  suyunu  içer sana  iyi  gözükür  ama  fırsatını  bulduğunda  seni  bir  kaşık  suda  boğmak  ister.  İşte  Fransa da  böyle  bir  dost.  Osmanlı  Sultanları  da  Fransızların  ne  hain  olduğunu  bildikleri için  her  fırsatta  başlarını  ezmişlerdir.  Buna   en   güzel  örnek  Büyük  Osmanlı  Hükümdarı Kanuni   Sultan   Süleyman ‘ın   Fransa   Kralı   Fransuvaya   yazdığı   mektuptur.   Olay aslında Fransa   Kralı   Fransçois   ve  annesi   Düşes   Dangolen’un   gönderdikleri   mektupla   başlar.

          Alman  İmparatoru  Şarlken’le, 24 Şubat  1525’de   yaptığı   Pavye  Savaşı'nda yenilerek  esir  düşen  Fransa   Kralı   Fransçois  ve   annesi   Düşes  Dangolen,  büyükelçi Kont Jan de   Franjipan  ile   Kanuni’ye  birer   mektup   gönderirler.
         
          Kraliçenin   mektubu  şöyledir:
       “Şimdiye   kadar  oğlumun   kurtuluşunu   Şarlken’in   insafına  bırakmıştım. Fakat Şarlken  oğluma   hakaretler   etmektedir.  Dünyaya   geçen  hükmünüz,  cihanın   bildiği azamet  ve  şanınızla   oğlumun   kurtulmasını   temin  etmenizi  zat-ı şahanenizden  niyaz ediyorum.”
Bunun   üzerine   Kanuni  Sultan  Süleyman   Kraliçe  ve  esir  François’ya  birer  mektup gönderir. Mektupta   kısaca   şunlar   yazılmaktadır :
“Ben ki,
         Akdeniz’in   ve  Karadeniz’in   ve  Rumeli’nin   ve  Anadolu’nun   ve   Karaman’ın   ve Rum’un   ve   Dulkadir   Vilayeti’nin   Acem’in  ve  Şam’ın   ve   Halep’in   ve  Mısır’ın  ve Mekke’nin  ve  Medine’nin  ve  Kudüs’ün  ve  bütün  Arap  diyarının  ve  Yemen’in  ve  daha nice  memleketlerin ki,  yüce   atalarımızın   ezici   kuvvetleriyle   fethettikleri   ve   benim dâhi  ateş   saçan  zafer  kılıcımla  fetheylediğim   nice   diyarın   sultanı   ve   padişahı   Sultan Bayezıd Hân   oğlu, Sultan   Selim  Han  oğlu,  Sultan  Süleyman  Han’ım.

Sen ki,
Françe  vilayetinin  kralı  Françesko’sun.
Sultanların  sığınma  yeri  olan  kapıma,  adamın  Frankipan  ile  mektup  gönderip, memleketinizin  düşman  istilâsına  uğradığını,  hâlen  hapiste  olduğunuzu  bildirip, kurtulmanız  hususunda  bu taraftan  yardım  ve  medet  istemişsiniz.  Her  ne ki demiş iseniz benim  yüksek  katıma  arz olunup,  teferruatıyla öğrendim.
Padişahların   bozguna   uğraması   ve  hapsedilmesi  acayip  değildir. Gönlünüzü   hoş  tutup, hatırınızı  incitmeyiniz.  Bizim ulu  ecdadımız, daima  düşmanı  kovmak   ve  memleketler fethetmek  için  seferden  geri  kalmamıştır.  Biz  dahi  onların  yolundan   yürüyüp,  her zaman  memleketler  ve   kuvvetli  kaleler   fetheyleyip  gece, gündüz  atımız  eğerlenmiş ve kılıcımız  kuşanılmıştır.  Allah  hayırlar   versin   ve  iradesi   neyse o olsun.  Bunun dışındaki vaziyet  ve  haberleri  adamınızdan   sorup  öğrenesiniz.’”

           Kanuni’nin   mektubunda  dikkati   çeken   nokta,  Fransa Kralı'na "Sen ki Fransa vilayetinin   Kralı   Françeskosun"   şeklindeki   hitabıdır.   Bu, Kanuni’nin   Fransa’yı   küçük bir vilayet,   Fransa  Kralı’nı  da  bir   vali   olarak   görmesinin   bir   ifadesidir.



                 İşte   Fransa   ile olan dostluğumuza  güzel  bir   örnek, aslında yüzlerce örnek vardır   ama   biz  burada  bunu   zikretmeyi yeterli bulduk. Dün Vilayetimiz olan Fransa ve Kapı  Kulumuz  olan François’in torunları  bugün   atalarının  halini   unutup  bize  tarih  dersi  vermeye  kalkışmaktadır . Ermeni  Yasa  tasarısını  ısıtıp   ısıtıp  önümüze  getirerek  aslında bir taşla  bir çok kuş vurmayı amaçlamaktadırlar. Bunları; Ermeni lobisine yaranmak, Türkiye’yi   dünya  kamuoyu   önünde   zor durumda bırakmak, Türklere   karşı  nefret tohumları ekmek, Türkiye’yi gerek   iç meselelerinde  gerek dış meselelerinde  hamle  yapamaz  hale getirmek vb bir çok madde ekleyebiliriz. Aslında üzerinde düşünülmesi gereken  bu değildir, elbette ki kış kışlığını puştta puştluğunu yapacaktır, Fransa üzerine düşeni yapmaktadır, bundan başka bir şey yapması zaten  düşünülemez .
 
                     Sorulması  ve  üzerinde  düşünülmesi  gereken  olay  Türkiye’nin  Fransa’nın yaptığı  bu kış  günü  dostluğuna  karşı  ne  yaptığı  veya  ne  yapacağıdır.  Fransa’nın  bu  her zaman ki kalleşliklerine nasıl cevap vereceğidir. Fransa’ya karşı  sergileyeceği  tutumla  atamız  Kanuni Sultan Süleyman’ın kemiklerini mi sızlatacağı, yoksa ruhunu mu şad edeceğidir.Saygılarımla…



 
Bu yazy 336 defa okunmu?tur.
Delicious  Facebook  FriendFeed  Twitter  Google  StubmleUpon  Digg  Netvibes  Reddit

Yazara Ait Di?er Yazylar

Foruma Giriş Yap

Şifremi Unuttum
Üye ol

FOTO GALERİ

İlginç
İlginç
Adanaliyik.Net
Adanaliyik.Net