Gündemin önemli konularından birisi olan şike rüzgarının en kısa zamanda çözüme kavuşmasını mutlak olarak istemekteyiz. Ülkemizde yaşanan mevcut soruşturmanın mağdurlarına kimse henüz inmeyi beceremedi.
Ülke yapısındaki futbolun önemi, spordan ötede bir yön olması ve taşıdığı heyecanlı atmosrefiyle kulüplerin taraftarları adeta şaşkına dönmüş durumda. Bir çok mağdur konuşulmak isteniliyor. Yayıncı kuruluş bir yandan aman mağdur olmayayım, üzerine atılı iddiaları yaşayan kulüpler de aman hisselerimiz düşmesin, sponsorsuz kalmayalım hezeyanı içerisinde.
Aramızda henüz bizlere senelerdir spor yerine ve futbol yerine neler izletmişler, sonuçları belli müsabakalar için mi dekoder aldık, maç biletleri alıp da stadyuma koştuk diyen kitlelerin yaşadığı travmayı pek fazla dikkate alan yok. Özellikle futbol seyircileri iddiaları dinlerken bile tamamen soğuma seviyesine doğru ilerlemekte. Bir film ya da tiyatro gibi önceden sonucu belirlenen senaryoları izlemek için çok daha ucuz ve kaliteli alternatifler mevcut.
Kısacası Sayın Federasyon Başkanı Mehmet Ali Aydınlar her şeyi bir yana bırakarak bunu düşünmelidir. Futbol aşıklarının bu kirli ortam temizlenmeden ve ötelenerek bu dünyadan tamamen uzaklaşacağı gün gibi ortadadır. Bir çok taraftarın da şike iddiaları netleştikten sonra izledikleri maçlar için, ödedikleri biletler için, harcadıkları zaman, para ve her şeyin hesabını tazminat davaları ile aramaları da son derecede olası bir durum.
Şike ile ilgili yasa maddesi hazırlanırken güzel detaylara değinilmiş ancak çok daha açık ve net belirtilmesi gereken bazı yönler ise es geçilmiş. Mağdurların belirlenmesi ve kaybedilen haklarının geri verilmesi için de yasanın maddesinde tamamlayıcı yönler olmasını da tavsiye ediyoruz. Şike yapan kesimi cezalandırmak, kendisine karşı şike yapılarak mağdur edilen kesimin haklarını geri vermedikçe ne gibi bir anlam taşıyabilir ki?
Birilerinin bu ülkeye yapabileceği en büyük iyilik futbolu afyon olarak kullanmak isteyen kitlelerden bu spor dalını arındırmak ve büyük küçük ayrımını medyada yok ederek kapital spor anlayışının dayattığı ve her şehirde aynı takımlarının kendi bölgesel değerlerine sahip çıkmadan sömürülmesi etkisiyle ülkede yapılandırılmış dengelerin ters yüz edilmesidir. Kimse renklerini ve takımını bulunduğu coğrafyaya göre şekillendirmemeli ancak adil ortamda mücadele etmeli her camia. Büyük olan kulüplerimizin de büyüklüklerini Avrupa’da tescillemesi kaçınılmazdır. Mazisi kıyaslanamayacak derecede derin aşklar yaşamış emektar futbolcu, yönetici ve taraftar olmadan kimse büyüklüğü para ile de satın alamaz.