© 2007-2010 - Tüm Hakları Saklıdır. Görsel Tasarım:
Adanaliyik.net - Yazılım: MY Design
|
Karakter boyutu :
Genellikle yasadışı gösterilerin yapıldığı Dağlıoğlu Mahallesi'nde gösterilerin yoğun olduğu Karasu kavşağında bulunan bir ilköğretim okuluna giden bir öğrencinin taciz iddiasını dile getirmesi üzerine polise yapılan şikayet sonucu harekete geçen Ahlak Büro Amirliği ve Çocuk Şube Müdürlüğü ekipleri, savcılığın da izniyle psikolog gözetiminde yaptıkları çalışmalarda çok sayıda çocukla görüşüp, ifadelerine başvurdu. Yapılan görüşmeler sonunda, 2.5 yıldır okulda görev yapan sınıf öğretmeni B.U.R.'nin okuldaki 11-12 çocuğa oral yolla cinsel istismarda bulunduğu iddia edildi. Öğrencilerin iddiaları üzerine öğretmen gözaltına alındı. İçine kapanık biri olduğu belirtilen öğretmenin, suçlamayı kabul etmediği öğrenildi.
Olayla ilgili soruşturma sürerken, Eğitim Sen Adana Şube Başkanı Güven Boğa, son yıllarda cinsel istismar olaylarının arttığını, il yöneticileri, okul müdürleri, kurum yöneticileri ve ailelerin çeşitli gerekçelerle sorunun üzerine örttüğünü öne sürerek, "Bu da cinsel istismarda bulunan kişileri cesaretlendirmekte, istismar olayları arttırmaktadır. Cinsel istismar çocuğun ruh sağlığını ve geleceğini olumsuz etkilemektedir. Çocuklarımızın geleceği için bu olayların üstü örtülmemeli, suçlular cezalandırılmalı ve rehabilite edilmelidir" dedi. Çocukları cinsel istismar eden kişilerin, genellikle tanıdığı ve güven duyduğu kişiler olduğunu dikkate çeken, bu durumun istismarcının çocuğa yaklaşmasını kolaylaştırdığını, çocuğun kendisine inanılmayacağı, istismarcıyı korumak, istismarcının tehdidi ve söylerse artık onun tarafından sevilmeyeceği düşünceleriyle olayı gizleyebildiğini bildiren Boğa, ailelerin ve çalışan meslek gruplarının istismarı fark etmede bilinçli ve duyarlı yaklaşımlarının, cinsel istismarın önlenmesi ve yaşananların açığa çıkartılıp, çocuğun korunması ve iyileştirilmesi bakımından önemli olduğunu söyledi. --- KUTU 1 --- Cinsel istismarın belirtileri GÜVEN Boğa, cinsel istismar yaşamış çocuklarda hem yaş dönemine uygun olmayan ve yaşının gerisinde davranışlar, hem de saldırgan davranışlar görülebileceğini ifade ederken, olayın diğer belirtilerini şöyle sıraladı: "Akran gurubu ilişkilerinde güçlükler yaşamak. Cinsel dışa vurum davranışlarında artış. Çocuğun kendi yaşına uygun olmayan cinsel içerikli kelimeler kullanması veya davranışlar sergilemesi. Çocuğun kendine ve başkasına cinsel amaçlı dokunuşlarda bulunması. Çocuk kendisine dokunulmasından, karşı cinsten kişilerle yalnız kalmaktan korkması. Okul öncesi çocuklarda, huzursuzluk, huysuzluk, sık ağlama, uyku problemleri, iştah problemleri, korkular, altına kaçırma, bebeksileşme, anneye yapışma görülebilir. İlköğretim çağındaki çocuklarda ise; yine korkular, uyku bozuklukları, iştah sorunları, keyifsiz ifade ile içe kapanma, gece işemeleri, Kaka kaçırma, sessizleşme, arkadaş ilişkilerinden uzaklaşma, dalgınlık, okul başarısından düşme, o zamana kadar var olan kişilik özelliklerinden farklı kişilik özelliği gösterme, dalgınlıklar olayın tekrar tekrar aklına gelmesi ile birlikte oluşan dikkat dağınıklığı, odaklanmada zorluk görülebilir." --- KUTU 2 --- Nasıl korunabilir? ÇOCUKLARA iyi ve kötü davranışların ne olduğunun mutlaka öğretilmesi gerektiğini kaydeden Güven Boğa, cinsel istismara karşı çocukları korumak için şunlara dikkat edilmesi gerektiğini de bildirdi: "Çocuklara bedenlerinin kendilerine ait ve özel olduğu, kimsenin zorla ve istemediği şekilde dokunamayacağı öğretilmelidir. Yakınlık istemediğinde çocukların 'hayır' deme hakkına sahip olduğu öğretilmelidir. Çocuklar, ana babalar ve öğretmenler arasındaki iletişim kanallarının sürekli açık olması sağlanmalıdır. Bu iletişim kanallarını açık tutmada sınıf öğretmenleri ve rehber öğretmenler önemli rol oynayabilir. Çocuk herhangi bir istismar durumuyla karşılaştığında onu dinlemek ve duygularını anladığımızı hissettirmek önemlidir. Çocuğun özgürce konuşmasına izin verecek bir ilişki kurmak ve ortam sağlamak gerekir. Çocuğa ona inandığımız duygusunu vermek önemlidir. Çocuğun anlattıklarını abartılı tepkiler vermeden dinlemek gerekir. Çocuğun varsa suçluluk duygularını anlatmasına izin vermek gerekir. Bunun onun hatası olmadığını vurgulamak önemlidir. Çocuğa bu konuyu paylaştığı için duyulan memnuniyet dile getirilmeli ve konuşmasının doğru bir davranış olduğu vurgulanmalıdır. Çocuk Koruma Kanunu gereğince öğretmenlerin çocukların istismar edildiğine tanıklığı durumunda yargı yolunun açılması gerekmektedir. Öğretmenlerimizin bu konudaki yasal sorumluluklarına ilişkin farkındalıkların arttırılması önemlidir. Üniversite hastanelerinde bulunan Çocuk Koruma Birimleri/Merkezleri ve Çocuk İhmalini ve İstismarını Önleme Derneği gibi kurumlar ile eğitim kurumları arasında birlikte çalışma anlayışı geliştirmek, hem cinsel istismara maruz kalmış çocuğa uygun yardımı sunma açısından yararlı olacaktır." B.U.R.: Birol Ufuk Ruso Okulun adı 80'inci Yıl İlköğretim Okulu'dur. (Doğan Haber Ajansı) Bu haber 1960 defa okunmuştur.
|
Foruma Giriş Yap
EN ÇOK OKUNANLAR
HAVA DURUMUFOTO GALERİ
|
|||||